ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVALARI HAKKINDA MERAK EDİLENLER

1. ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVASI NEDİR?

Vefat eden (muris) tarafından mirasçılara kalan her türlü mal varlığının mirasçılar arasında anlaşma ve paylaşma olmadığı takdirde mahkeme yoluyla satışının veya paylaşımının istemi ortaklığın giderilmesi davalarının konusudur. Paylı yahut el birliği mülkiyete sahip her bir mirasçı mirastan kalan malların satışı için her zaman paylaşım yapılmasını Türk Medeni Kanunu’nun 642. Maddesi “Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.” Şeklinde düzenlemesi ve ilgili mevzuat kapsamında isteyebilir.

 

2. TEREKE NEDİR?

Vefat eden (muris) kişinin mal varlığı değerini oluşturan, taşınır, taşınmaz, alacak, borç ve her türlü mal varlığını kapsayan her şeydir.

 

3.TEREKEDE BİRDEN FAZLA MAL VARLIĞI VARSA BUNLARDAN SADECE BİRKAÇI İÇİN DAVA AÇILABİLİR Mİ?

Evet açılabilir. Ortaklığın giderilmesi davaları, birden fazla mal varlığı değeri bulunan şey varsa dahi tek bir mal varlığı değeri için açılabilir. Kanun koyucu bütün malların aynı anda satılma zorunluluğu gibi bir zorunluluk getirmemiştir.

 

4. DAVAYI KİMLER AÇABİLİR?

Ortaklığın giderilmesi davasını, kural olarak mirasçılar açabilir. Ancak mevzuatın farklı düzenlemelerine göre, terekede hissesi bulunan mirasçılardan birinin alacaklısının da bu davayı açmaya yetkisi bulunmaktadır. Alacaklının, mirasçılara yöneltmiş olduğu ortaklığın giderilmesi davasında davalı olarak mirasçıların tamamı yer alır. Ayrıca alacaklı sıfatıyla dava açacak olanların, ilgili kurumlardan yetki alması gerekmektedir.

 

5. DAVACI OLARAK BİRDEN FAZLA KİŞİ YER ALABİLİR Mİ?

Ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılardan veya mirasçıların alacaklılarından bir tanesi davacı olarak yer alabileceği gibi birden fazla mirasçı da aynı anda davacı olarak da yer alabilir.

 

6. BİRDEN FAZLA MİRASÇININ AYNI ANDA DAVACI OLARAK YER ALMASININ FAYDASI VAR MIDIR?

Birden fazla mirasçının aynı anda davacı olarak yer almasının faydaları bulunmaktadır. Birden fazla mirasçı, vekaletname ile avukat aracılığıyla işlemlerini yürütüyorsa, süreç içerisindeki tebligatların daha hızlı bir şekilde tebliğinin sağlanması ve masrafların paylaştırılması açısından faydası bulunmaktadır.

 

7. HANGİ MAHKEMEDE DAVA AÇILABİLİR?

Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Mirastan doğan davalarda yetkili mahkeme ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11. Maddesinin “(1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir:  a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. (2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.” Şeklinde düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere murisin son yerleşim yeridir. Ancak mevzuata göre istisnai düzenlemeleri de yukarıda belirtildiği şekildedir.

 

8. ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI DOĞRUDAN AÇILABİLİR Mİ?

Ortaklığın giderilmesi davalarında, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren uygulanmak üzere dava şartı zorunlu arabuluculuk getirilmiştir. 7445 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/B maddesi uyarınca; hukuk sistemimize giren arabuluculuğa gidilmeden doğrudan dava açılamaz. Açıldığı takdirde ise, mahkeme tarafından davanın esasına girilmeden usulden ret kararı çıkacaktır. Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması halinde uyuşmazlık kalmayacaktır. Ancak anlaşamama halinde arabulucu tarafından tanzim edilen Anlaşamama Son Tutanağının aslı ile davacı/davacılar, davalarını açabileceklerdir.    

 

9. ARABULUCULUK SÜRECİNDE KISMİ ANLAŞMA MÜMKÜN MÜDÜR?
Arabuluculuk sürecinde taraflarca arabuluculuğa konu edilen mal varlığının bir kısmı için anlaşmak mümkündür. Taraf iradelerine göre kısmi anlaşma mümkün olacaktır.

 

10. DAVA MASRAFLARINI KİM ÖDER?

Ortaklığın giderilmesi davalarında, dava süresince harç, gider avansı, pul ve her türlü masrafı davacı/davacılar karşılar. Ancak dava sonunda masraflar, her bir mirasçının kendi hissesine göre paylaştırılır. Davanın kesinleşmesi ve satışın yapılması ile birlikte, satım sonucu ele geçen paradan süreç boyunca masraf yapan davacı/davacılara, kendi hissesine düşen kısım haricinde yapılan masraf tutarı iade edilir. 

 

11. YARGILAMA GİDERLERİ VE MASRAFLAR NASIL BELİRLENİR?

Yargılama giderleri ve masraflar, taraf sayısına, taşınır, taşınmaz sayısına, bilirkişi ücretlerine, yargılama harç ve giderlerine göre ilgili mevzuat kapsamında mahkeme tarafından belirlenir.

 

12. YURT DIŞINDA YAŞAYAN MİRASÇI OLMASI DAVA AÇMAYA ENGEL MİDİR?

Mirasçılardan herhangi birinin yurt dışında olması, iş bu davayı açmaya engel değildir. Yurt dışında mirasçı bulunmasının tek farkı tebligat sürecinin bulunduğu ülke mevzuatına göre yapılması ve çoğu zaman konsolosluk aracılığıyla tebliğ işlemlerinin yapılmasıdır. 

 

13. MAL VARLIĞININ SADECE MİRASÇILAR ARASINDA SATIMI MÜMKÜN MÜDÜR?

Davacı/davacılar, mirasa konu mal varlığının mirasçılar arasında satımını isteyebilir. Mahkeme şartları oluştu ise mirasçılar arasında satıma karar verebilir. Mahkeme tarafından davaya taraf olanlara mirasçılar arasında satım isteyip istemedikleri sorulur. Taraflardan bir tanesi dahi mirasçılar arasında satımı istemediği takdirde, genel olarak mahkeme tarafından Açık artırma usulüyle satışa karar verilmektedir.

 

14. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARINA KİMLER İTİRAZ EDEBİLİR?

Davanın açıldığı ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara tarafların tamamı istinaf kanun yoluna başvurabilir. Başvuru neticesinde, İlk derece mahkemesi tarafından usule yahut esasa ilişkin hatalı karar var ise kanun yoluna başvurulan mahkeme tarafından yeniden inceleme yapılır.

 

15. DOSYANIN SATIŞ MEMURLUĞUNA TEVDİ HANGİ AŞAMADA OLUR?

İlk derece mahkemesi tarafından verilen karara tarafların süresinde istinaf kanun yoluna başvurmaması veya kanun yolları aşamasının tamamlanması neticesinde davanın kesinleştirilmesi söz konusu olur. Kesinleşen mahkeme kararı ile doğrudan satış sağlanamamaktadır. Kesinleşen dava neticesinde, talep evrakı ile birlikte davacı veya ilgili diğer taraflar dosyanın Sulh Hukuk Satış Memurluğu’na gönderilmesini istemesi gerekir.

 

16. SATIŞ MEMURLUĞUNDAKİ SÜREÇ NASIL İŞLER?

Satış memurluğuna tevdi edilen dosyada satış memuru tarafından, mal varlıklarına yönelik satışla ilgili, kurumlara müzekkereler yazılması, kıymet takdirinin yeniden yapılması ve satış gün ve saatinin belirlenmesi için satış masrafı talep edilir. Satış masraflarının yatırılmasının akabinde eksikler tamamlanır ve satış gün ve saati belirlenir.

 

17.İHALEYE KİMLER KATILABİLİR?

İlk derece mahkemesi veya son kararı veren mahkeme tarafından verilen kararda; ihalenin mirasçılar arasında satımı veya açıkça artırma usulüne ilişkin olup olmayacağına ilişkin karar yer alır. Mahkeme tarafından mirasçılar arasında satıma karar verildiği takdirde ihaleye sadece mirasçılar katılabilir. Ancak açık artırma usulüyle satışa karar verilmişse ihaleye herkes katılabilir.

 

18. SATIŞ SONUCU HİSSEYE DÜŞEN BAKİYE KİMİN HESABINA YATAR?

Satış sonucu hisseye düşen bakiye, tarafların kendi T.C. Kimlik numaralarına özel açılan banka hesabına yatırılır.

 

                                                                                                                                          AVUKAT HASAN KÜÇÜKKORAŞ


WhatsApp
Hemen Ara